27 Ekim 2006

Hindistan - Ozet

İlk planda Hindistan'da fazla oyalanmamayı düşünüyordum. Ama onca olumsuzluğuna rağmen 2 hafta ayrılamadım. İste gözlemlerimin özeti:
Din: Vesileyle ufak çaplı bir infial yaratan inek konusunu aydınlatayım. En yaygın din Hinduizm. Müslümanlık, Hristiyanlık ve Sihlik onu takip ediyor.
Hinduizm'de Brahman adı verilen mutlak güç ve 3 ana tanrı temel teşkil ediyor: Brahma (yaratıcı), Vişnu (koruyucu) ve Şiva (yokedici). Bunun haricinde Şiva'nın oğlu fil kafalı Ganeşa da önemli tanrılar arasında.
Gelelim ineğe. Her tanrının bir binek hayvanı var. Brahma kuğuya, Vişnu Garuda'ya (kartalımsı hayali bir yaratık) ve Şiva da öküze biniyor. Şiva?ya ayrı önem veriyorlar. Dolayısıyla Şiva?nın binek hayvanı olması sebebiyle ve ayrıca soyun sürmesini temsil ettiği için inek/boğa onlar için kutsal. Ganeşa'nın da bineği fare(!). Dolayısıyla fare de kutsal sayılıyor. (Bkz. Fare Tapınağı - Rat Temple)
Sihlik 15. yüzyılda Guru Nanak hinduizmdeki kast sistemini adaletsiz bularak tek tanrılı yeni bir din kuruyor. 10 temel guruya (kelimenin de geldiği yeri öğrenmiş olalım) hürmet ediliyor.
Yeme-İçme: İç açıcı değil. Hint mutfağı genel olarak şöyle özetlenebilir: Acılı bakliyat eşliğinde gözlemegiller. Samosa denilen üçgen pişi, dosa-kulcha denilen katmerler kendime yakın hissettiğim yiyeceklerdi. Paan isminde yaprakla beraber çiğlenilen kırmızı obje tüm Hintlilerin ağız ve diş yapısını kıpkırmızı etmiş. Ancak, yemek sonrası denendiğinde ferahlık veriyor, hoşa gidiyor. Bulan kaçırmasın derim.
Spor: = Kriket.
Pislik-Koku: Her yer net olarak pis. 16. ve 17. yüzyılda bunca güzel ve naif yapıyı yapan halk nasıl olmuş da 3-4 yüzyılda bunca kabalaşmış ve pisleşmiş merak ediyorum. Hasta etmediği sürece idare ediliyor. (Bu arada, ziyadesiyle zorlamama ve alışık olmadığı pislik ve absürd yemek rejiminde 2 hafta kalmasına rağmen dirayet gösteren, yılmayan ve beni yarı yolda bırakmayan bağışıklık sistemime teşekkürlerimi bir borç bilirim.)
Trafik: (yine) Sürücülerin genel hissiyatı şehiriçinde "kaosu mutlak kılma arzusu" iken, şehirlerarası yollarda bu "intihari eğilim"e dönüşüyor. Tehlike fark edildiğinde yavaşlamak yerine kornaya basılıyor. "Hedef"e sabit hizla gelindiğinde geçecek yer varsa oraya bir sekilde sığılıyor, yoksa son anda durup kornaya non-stop basılarak trafiğin açılması umuluyor. Trafikteki derin problemi saptadıktan sonra nihai cozumunu de bulmus durumdayim: Hindistan'da kornanın frene bağlanması zorunlu kılınsın! Böylelikle kornaya basan sürücü zorunlu olarak yavaşlayıp tehlike yaratmayacaktır. Ya da yavaşlamak istemeyen sürücü en azından kornaya basmamış ve gürültü kirliliği yaratmamış olacaktır. Hindistan Trafik Başmüdürlüğü değerlendirir, değerlendirmez -bilemem-. Kendi menfaatlerinedir. Benim yolum Allah bilir bir daha ne zaman Hindistan'a düşer.

Zorlu Hindistan etabından sonra şimdi Nepal'deyim. Öncelikle biraz kendime gelmeyi planlıyorum?

Katmandu - Nepal

Etiketler:

17 Comments:

Blogger bavrasya said...

Selam Kardeşim

Sen bu çekilde yazmaya devam ettikten sonra gezmesende olur bilader. Abi resmen kelimelerle ilişkiye giriyorsun ve ortaya cümleler çıkıyor. Anlatım olağanüstü... Bir sonra ki yazını iple çekiyorum. Kendine iyi bak

27/10/06 14:58  
Blogger dilayra said...

hindistan'a gidip Tac Mahal'i gormek ve Ganj nehrinde yikanmak benim de hayallerim arasindaydi.. amma velakin sen pislikten ve kaostan bahsettikce bir hos oluyorum..
buna ragmen iyiki gittin.. :))

27/10/06 14:59  
Anonymous Adsız said...

fdaasdfsa

27/10/06 17:33  
Anonymous Adsız said...

Selamlar,

Ben senin hala daha gezini ertelediğini düşünürken (başlarda hep ertelemiştin ya!) bir de baktım ki sen haftalardır 1000lerce km uzakta neler yaşıyormuşsun. ;)

Gezip gördüklerin bir yana sadece fotoğraflar bile gerçekten bir harika.

Bu arada 2 haftadır bağışıklık sisteminin sana ihanet etmemiş olması böyle devam edeceği anlamına gelmez ama Hindistan en zorlu etaplardan biriydi sanırım. Başarıyla tamamlamış olman güzel ama yine de kendine dikkat et.

Artık her gün ben de sitendeyim :))

ANIL

27/10/06 17:34  
Blogger Bal Sultan said...

Kaosun hakim olduğu coğrafyadan dinginliğin topraklarına yolculuğun her insan biçimini barındıracak tahminen.Yaptığın rota hakkında hep "iç yolculuk vs." denmesi bu derece çelişkili ülkelerin yanyana durup ard arda gezilmesinden kaynaklanıyor herhelde.
Neyse sonraki entry'de şu "dinginlik" meselesinin ne derece doğru olduğunu anlayacağız.

27/10/06 19:08  
Anonymous Adsız said...

Cüneytcim,

Ne iyi ettin de şu inek olayına nihayet bi açıklama getirdin:) Ayrıca trafik konusuna getirdiğin çözüm de çok güzel. Hatta Türkiye için de benzer şeyleri düşünebiliriz. Örneğin yeşil ışık yanıp en az 5 sn geçmeden arkadaki hayvanın kornası çalışmasın... Resimler, yorumlar çok iyi tekrar tekrar tebrik ediyorum. Aman diyeyim kendine dikkat et...

Mert Yücel YARDIMCI

27/10/06 19:31  
Anonymous Taner said...

Cüneyt selam kardesim,
Sen yapmışmıydın bilmiyorum ama neyse ben bir kez daha yapmış oldum; www.cuneyt360.com adresini ve web sitesinin içeriğini Hurriyet,Milliyet,Sabah,Akşam,Postagazeteleri ile Atlas, Elele, Aksiyon,Gezi,Aktuel ve Tempo dergileri ve NTV,CnnTurk, HaberTurk, SkyTv ve Show Tv televizyon kanallarına acıklayıcı kısa bir metin ile gönderdim.

Konu güzel,anlatım güzel,gösterim güzel..bizler begeniyorsak neden digerleri de begenmesin ??

Ne bileyim, bu yaptığın iş belki de ileride hobby olmaktan çıkıp meslegin haline gelir :)

Yolun açık olsun kardesim..
Selametle..

Taner-Delphi

27/10/06 19:53  
Blogger Onur said...

Abi, Güney Amerika'ya gelince beni uyandırır mısın?


(Şaka yapıyorum tabi,yazıların süper.Ben özellikle Nepal'i merak ediyorum.Orada Nirvana'yı görürsen CVmi iletir misin kendisine?)

27/10/06 19:56  
Anonymous Adsız said...

Sevgili Cüneyt,

Yolculuğun umarım aynı güzellikte devam eder. Yazılarda kaptanın seyir defteri kıvamında.. Yorumlarını ve fotoğraflarını merakla bekliyoruz..
Sevgiler..
Mustafa

27/10/06 21:53  
Anonymous Adsız said...

sevgili cüneytçim 2-3 haftadır nete ilk defa girebiliyorum.İnsallah smslerim ulaşmıştır.Ayakla ilgili problem geçmiştir umarım.Geçmediyse bana maillle ayrıntılı acıklarsan iyi olur...Görüsmek üzere...

28/10/06 17:47  
Anonymous Oguzhan said...

Gunlerdir sessiz kalmamin senin yaptiklarini takip etmedigim anlamina gelemeyecegini hatirlatarak sozlerime basliyorum. Bu sekilde basladigim sozlerimi " ulan ne sahane bi is cikariyorsun sen boyle" diyerek devam ettirmekten de kendimi alamiyorum. Gozlemlerini o kadar akici ve eglenceli bir dille yazmissin ki arkadaslardan birinin bu sitenin icerigini cesitli gazetelere gondermesi cok yerinde olmus. Anlattigin yerleri okurken google earth den de takip etmek suretiyle ortaokuldan beri sıkıntı cektigim cografya ozrumu de bir miktar gidermis oluyorum. Korkarim donunce bir de Turkiye turu rica edicem senden..Isin simdiye kadar bahsedilmeyen bir de fotograflama tarafi var elbette. Hasbelkader fotografcilikla ugrasan biri olarak bu geziye Izzet Kehribar ile ciktigindan hemen hemen eminim. Fotograflarin cogunda isik, objelerin yerlesimi-kompozisyon ve konunun islenmesi bence harika olmus. Hatta inceden bir esprituellik bile var ki ben bunu cok severim (yırtık temizlik kampanyasi afisi gibi..). Bazi ulkelerde bayanlarin resmedilmesi, ozellikle de haberleri yokken cekilmesi riskli olabilir ama sen basarmissin. Cok da guzel olmus. Henuz hastalanmamis olman cok sevindirici gercekten. Anlasilan yemeklerde mantikli tercihler yapiyorsun. Elifle hemen hergun takip ediyoruz, arkadaslarimiza tavsiye ediyoruz..(Gokhan in cok selami var, biliyorsun internet erisimi konusunda sikintisi var) Yolun acik olsun
Oguzhan

29/10/06 16:38  
Blogger Alper Somyurek said...

Sevgili Cuneytcim,
Allah yolunu acik etsin. Hindistani da 2 haftada bitirdin. Nepal ve sonra kimbilir nerelere gideceksin... Biz de bayramda Kaz dagina gittik. Merak edersen blogumuzdan bakabilirsin. Biz de amatorce takiliyoruz...
:)
Cok opuyorum.
Alper

29/10/06 19:07  
Anonymous ERALP OZKUM said...

Cüneyt merhaba,
Eskidostuz.biz diye bi site vasıtasıyla buldum seni. Nasılsın, anladıgım kadarıyla bayaa iyisin! Dönünce bana ulas da uzun uzun konusalım. Ben Deren, Fisun, Yesim, Kestep, Alpay,Özgür Cengiz'le irtibattayım. Senle de irtibat kurarsam cok sevinirim valla. :) Haber bekliyorum. ("Ulen sen kimsin, çıkaramadım" dersen kızamam tabii çok uzun zaman oldu,16 sene, ben de sana 60.yıl derim,sen de ,"tabi yaaa" dersin
eralp_ozkum@yahoo.com
eralpozkum@gmail.com

30/10/06 10:50  
Anonymous Adsız said...

Cuneyt kardesim,
her sey iyi gidiyor anladigim akdariyla.Ama biraz hayal kirikligina ugradim.
koskoca hindistan 2 hafta biraz az geldi bana.
bu guduske sen 9 ay degil 4-5 ay sonra vatan topraklarina donersin.
abi bi sehre gidiyorum 5 gunde ancak gezebiliyorsun.
Nepal den haberlerini ve fotolarini bekliyoruz.
yolaun acik kolsun
sevgiler
Deniz

30/10/06 16:13  
Blogger Cuneyt Guven said...

Degerli dostlar,

Comment'lere tek tek cevap veremiyorum kimi zaman. Malum yol hali, kusura bakmayin lutfen.

Bavrasya,
Tesekkur ederim. Yasadiklarimi mumkun mertebe sizlerle paylasip kalici olmasina calisiyorum.

Dilayra,
Tac Mahal 1 numara degil. Ayrica kosullar inanilmaz sekilde olumsuz. Hindistan icin tavsiyem odur ki bence 2 3 4 kere daha dusunun.

Sevgili anonymous,
Bilmukabele fdaasdfsa.

Anil,
Bayagi bir yol aldim ve alacagim insallah. Depo konusu bunalttiginda vesileyle bakarsin Cuneyt nerelerde diye.

Bal Sultan,
(Bu arada lakabi itibariyle yaniltmasin. Kendisi bir erkek sahis olup ozbeoz kuzenimdir.) Kuzen, feci dinginlestim, bir de Himalayalara vurdum mu kendimi ne olacak Allah bilir.

Mert,
Hindistan'da inek konusu enteresandi tabii. Ancak domuz konusunu cozemedim hala. Hindular vejeteryan-et yemiyor-, Muslumanlar malum domuz yemez. O zaman bunca domuz sokaklarda ne yapiyor diye dusunurken sanirim onun da sebebini buldum. Belediyeler cop kaldirma diye bir faaliyet gostermiyor, (belediye var mi yok mu ondan da emin degilim) domuzlari sokaklara saliyor ki onlar da kenarlardaki cop yiginlarini yiyerek amme hizmeti sunuyor.

Taner,
Neler yaptin oyle? Ne Hurriyet'i ne Milliyet'i? Sagolasin, zahmet etmissin. Arayan yok ama pek ilgilenmediler galiba :)

Onur,
Uyandir, CV, vb? Isleri saglam ellere teslim ettik diyorduk biz de, aman! (Uguldayan kap aldim, gelince calip nirvanaya ulastiririm seni, merak etme)

Mustafa,
Sagol kardesim. Ben de problem yasamamayi umuyorum :)

Dr Gokhan,
SMS'lerin ulasti. Ayagim eskisinden guzel oldu. Tesekkurler.

Dr Oguzhan,
Saglikli ve sihhatli devam etmemi yolculuk basindaki degerli onerilerinize (Gokhan ile birlikte) borcluyum. Sagolun.

Alper,
Kaz Dagi'ni ben gormedim. Ama Annapurna'yi gorecegim insallah birkac gune.

Eralp,
Iki sene onumde oturan adami nasil hatirlamam. 290 kusurlu bir numaran oldugunu bile hatirliyorum. E-mail'im malum, irtibat devam etsin muhakkak.

Deniz,
(Birden fazla Deniz, Anil, Murat isimli arkadasim oldugu icin zaman zaman varsayimlarda bulunmak zorunda kaliyorum. Asker arkadasim Deniz oldugunu umarak)
Koskoca Hindistan'da 2 haftadan fazla kalmak intihara tesebbustur; intihar tehlikelidir ve dinimizce gunahtir. 9 ayin buyuk kismini daha cok G Amerika'da gecirmeyi planlamaktayim.

Daha once cevap veremedigim diger dostlar,
Desteginiz, yorumlariniz icin, yalniz birakmadiginiz icin binlerce tesekkur.

30/10/06 18:00  
Anonymous kuzen murat said...

sayende dünyayı bizde geziyoruz. denizci olarak çok yer gördüm sanırdım ama yanılıyormuşum. siteni takipteyim arkadaşım..

30/10/06 18:00  
Anonymous Adsız said...

abicim işin mi yok senin çıktın dünya turuna.ne akla hizmet anlamış değilimde,eskiden de vardı senin böyle aykırı hareketlerin.allah hayra çıkarsın ne diyelim.hadi salıcakla kal,bizede cevap yazmayı unutma......

31/10/06 21:36  

Yorum Gönder

<< Home