Son 7 günde 4'ü gece yolculuğu olmak üzere 3000 km yol yaptıktan sonra erotik figurlu tapinaklariyla unlu Khajuraho'ya ulaştım. Neler oldu, kısaca özetleyeyim.
Udaipur'dan ayrılıp Jaipur'a geldim. Jaipur'daki ilk günümde şehir dışındaki kutsal mekanları görmeye karar verdim. Önce müslümanlarca kutsal olan Acmir'e, sonra hinduların kutsal mekanlarından Puşkar'a gittim.
Acmir, -ismi size yabancı gelmeyecek- Dargah adında bir külliyeye sahip. Enteresan olan şudur ki yalnızca müslümanlar değil, hindular da buraya gelip dualar ediyor, yakarışlar da bulunuyor, ibadet ediyor. Önümde oldukça içli bir tonda haykıran

Hindu kızın derdinin ne olduğunu anlayamadan oradan ayrılıp 30 dk ötedeki Puşkar'a geçtim.
Puşkar'da kendimce gatları (su kenarındaki merdiven) dolaşırken bir hindu rahip yanıma apansız yaklaşıp beni, annemi, babamı, abimi ve olmayan kızkardeşimi elindeki bir takım materyali (boya, pirinç, iplik, vb) kullanarak hinduist felsefe ışığında kutsamaya başladı. 5 dakikalık mini ayinin sonunda, bazı Amerikalı ve Avrupalı turistlerin bu kutsama için 500 ila 1000 USD bağışladığını(!), benim de istersem buna yakın bir meblağda bağış yapabileceğimi söylemesine 100 Rupi (3 YTL) ile cevap verince

ortaya çıkan tatsızlığı kısa sürede ekarte edip tekrar yoluma koyuldum. Göl üstünde batan güneş oldukça etkileyici manzaralar sunuyor.
Sonraki gün Jaipur'u gezmeye karar verdim. Trafik konusunu acip zorla toparladigim sinirlerimi tekrar yormak istemiyorum. Ancak, Serkan'in link verdigi trafik filminin eger Jaipur'da cekildiyse muhtemelen sokaga cikma yasaginin oldugu bir gun, sabah 6 sularinda cekildigini dusundugumu soylemekle yetinecegim. Govind Devji adlı Hindu tapınağıyla başladım. Kalabalik bir ayine denk geldim şans eseri. Rengarenk elbiseli kadınlar bir anda yerlerinden kalkıp bağırmaya başlıyorlar, sonra sırayla üç büyük tanrının heykellerine doğru yiyecekler ve para fırlatılıyor. Bu enteresan

Hindu merasimine yakın temas gösterirken, başka bir Hindu kardeşimizin de dışarıda bırakılması zorunlu olan sandaletlerime (Kinetix) aynı süre zarfında yakın temas etmesine engel olamadım. Oradaki binlerce ayakkabı, sandalet, vb arasından benimkinin beğenilmiş ve tercih edilmiş olması elbette Türk sandaletçilik endüstrisi için gurur verici, ama yine de hoş olmadı tabii. Velhasıl, artık Hint yapımı bir sandaletim var. Ismi itibariyle
Jantar Mantar ilgi cekici bir yer olmakla beraber, kendisi de oldukca enteresan. Jai Singh II isimli bir mihrace savasla ugrasmak yerine kendini

astronomiye adiyor. En buyugu Jaipur'da olmak uzere 5 tane Jantar Mantar (rehberin verdigi bilgiye gore calis ve uygula anlamina geliyor) var. Garip sekilli devasa yapilarin her birinin astronomik bir anlami var. Koca ucgen bir bina saniye bazinda saat olcmeye yariyor, misal. Tam olarak kuzey-guney dogrultusunda ve Jaipur'un paraleli olan 27' aci ile insa edilmis. Baska bir tanesi o andaki burcu ve hatta yukselen burcu gosteriyor. Yapildigi 1700'lu yillar icin buyuk basari. Yüksekçe bir tepedeki şehre hakim
Nahargarh kalesiyle günü tamamladım. Bunun haricinde Hawa Mahal ve Şehir Sarayı ilgi çekici daha önce belirttiğim gibi ama yine de akıl sağlığının selameti için bu şehre gidilmesi sakincali.

Aslina bakilirsa Delhi'yi es gececektim. Ancak baskent de muhakkak gorulmeli diyerek rotami buraya cevirdim. Tipik bir bassehir. Ama duzenli ve gordugum en temiz sehir. Indira Gandi'nin olduruldugu yeri ve Mahatma Gandi'nin yakildigi
Raj Ghat'i gorme firsatim oldu.
Ve Amritsar... Sihlerin merkezi olan
Altın Tapınak (Harimandir Sahib) burada. Sihler beni Hindu'lara göre çok daha fazla etkiledi. Tapınak başlı başına bir olay. Büyükçe bir göletin içine yapılmış ve söylenildiğine göre kubbesi altın kaplı. Oldukça mistik bir tonda okunan Pencabi (Hintçe'nin Pencap'ta konuşulan diyalekti) ilahiler sürekli megafonla ortama veriliyor. Kutsal sayılan su içildikten sonra kenara konan metal tasların sesi bu ilahiye karışıyor. Net olarak söylemeliyim ki Hindistan'ın sembolü Tac Mahal değil burası olmalı. Şu ana kadar gördüğüm en güzel yapıydı Altın Tapınak. Sonrasında
Pakistan sınırında her akşam yapılan sınır kapatma seremonisine gittim. Milletlerarası bir törenden

ziyade ortaokul voleybol müsabakalarını andıran bu olayda öncelikle her ülkenin taraftarları kendi sınırlarındaki oturma alanlarına yerleşip ülkeleri adına tezahüratta bulunuyor. Başçığırtkan "Hindustan" diye bağırıyor, izleyiciler karşılık veriyor. Pakistan tarafında da benzer şeyler? Eline Hint bayrağını alan bir fedai kapıya doğru koşup bayrağı sallıyor. Hemen ilerisindeki Pakistanlı taraftar kendi bayrağını frekansı 2 kat fazla olacak şekilde sallayarak karşılık veriyor. Sonrasında oldukça enteresan figürler eşliğinden bayraklar eşzamanlı gönderden indiriliyor, el sıkışılıyor, helallesiliyor ve kapi kapaniyor...

Ardindan Agra'ya gectim. Agra Kalesi ve Tac Mahal'den gayri pek birsey yok. Bu sabah gun dogarken Tac Mahal'deydim. Allah'in emri babinda cekilmis fotomu ekte sunuyorum.
Anlatilmaz yasanir turden 6 saatlik bir otobus yolculugundan sonra Khajuraho'ya varmis bulunuyorum. Yarin Kamasutra'nin derinliklerine inip Hindistan'daki son duragim Varanasi'ye dogru yollanacagim. Hepinizin bayramini tekrar kutluyorum.
(Inek konusunu Ganj kenarindaki bir internet kafeden aydinlatip ekstra karma edinmeyi planliyorum.)

Khajuraho - Madhya Pradesh - HindistanEtiketler: Hindistan